Strateji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Strateji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2010 Cuma

Strateji Nedir?



Strateji kelimesi, eski Yunanca “stratos” (ordu) ve “ago” (yön vermek, yönetmek) sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Strateji, kelime anlamı itibariyle, “sevk etme, yöneltme, gönderme, götürme ve gütme” demektir. Kelimenin eski Yunan generallerinden Strategos’sun bilgi ve sanatına atfen kullanıldığı sanılmaktadır.

Bazı kaynaklarda ise, stratejinin Latince yol, çizgi veya nehir yatağı anlamındaki “stratum”dan geldiği belirtilmektedir. İş dünyasında 19. yüzyılda kullanılmaya başlanana kadar askerlikle ilgili bir kavram olarak görülmüştür. Askeri bakış açısıyla strateji, “bir savaşta orduların girişecekleri hareketlerin ve operasyonların tasarlanması ve yönetilmesi sanatıdır. Strateji kavramı sosyal bilimlerde 20.yüzyılın ilk yarısında ilk kez Macar matematikçi John von Neuman ve iktisatçı Oskar Morgenstern tarafından, oyun teorisi kapsamında, strateji kavramı bireylerin ekonomik davranışı açısından ele alınarak, rakibe karşı üstünlük sağlamaya çalışan iki oyuncunun rasyonel davranışlarını çerçevesinde, kullanılmıştır. Yönetim biliminde strateji kavramı, 1960 yılların başlarında kullanılmaya başlamıştır.

Yönetim disiplininde strateji; “bir örgütün ana amaçlarını, politikalarını ve eylemlerini uyumlu ve tutarlı bir şekilde bütünleştiren bir plan” olarak tanımlanmaktadır.(Aydın ve Aksoy:2007:297)

Strateji kavramı eski çağlardan bu yana, askeri ve politika teorisyenleri tarafından kullanılmaktadır. Machiavelli, Napoleon, Brumarc, Yamamato ve Hitler gibi asker kökenli liderler kullanmışlarsa da Shakespeare, Karl, Hely, Liddel Hart, Tolstoy’un da kullandığı bilinmektedir (Yüzbaşıoğlu, 2004: 80). Diğer bir kaynakta ise strateji, amaçlar yönünde hedeflere ulaşabilmek için öngörülen çerçevesi içerisinde yapılması gerekli ardışık eylemler olarak ifade edilebilir (Garih, 2005: 91).

Strateji kavramının değişik boyutları bulunmaktadır (Pamuk vd., 2007: 19):

(1) Bir Yön Olarak Strateji: Strateji kavramı her şeyden önce bir yön belirleme sürecini ifade eder. Nitekim strateji kavramının kökü olarak kabul edebileceğimiz “stratum” sözcüğü sözlük anlamı olarak yol, çizgi, yatak anlamlarını taşımaktadır.

(2) Bir Düşünce Olarak Strateji: Strateji bir düşünme sürecidir. Bu düşünme sürecinin temel amacı “önceden hazırlanmaktır”. Yani gelecekteki bir eylem için “Tasarım” yapılır. Bu açıdan strateji bir “Niyet”in ifadesidir. Strateji ile “…öyle olmasını dileriz”. Ancak bu niyet amaçlı bir eylem için hazırlıktır. Yani bilinçli bir süreçtir. Ortaya konulan plan da bir “oyun”dur, bir “manevra” plan özelliğindedir.

(3) Bir Eylem Olarak Strateji: Strateji yalnızca bir düşünce süreci değildir. Yalnızca bir “dilek” ile sınırlı değildir. Strateji bir “Davranış”tır. Düşünce eyleme dönüşürse bir değer üretir. Strateji de “sonuç” yönlü bir davranıştır. Strateji bir düşüncenin tasarımı ile değil eylemle sonuç verir. Bu açıdan strateji düşüncenin de ötesinde bir davranış tutarlılığıdır.

(4) Bir Durum Olarak Strateji: Strateji oluştururken yanıtlanacak sorulardan bir tanesi de şudur: Ne ile ilgili strateji? Bu sorunun yanıtlanması ile organizasyon geniş bir çevre içinde kendini nereye yerleştireceğini belirlemiş olacaktır. Yani strateji ortam içinde bir “konum” belirleme, değişen koşullar karşısında bir durum alma sürecidir. Böylelikle örgüt ile çevresi arasında bütünlük sağlanmış, ilişki kurulmuş, karşılıklı etkileşim işletilmiş olur. Çevre değişken olduğundan “durum”da sürekli değişken olacaktır. Bu açıdan strateji sürekli bir durum arayışı, sürekli bir yeniden konumlandırma sürecidir. Strateji sürekli bir arayıştır.

(5) Bir Kültür Olarak Strateji: Bir örgütün kendini çevre içinde belli bir alana konumlandırması bir tercihin ifadesidir. Bu tercih bir “dünya görüşü”ne dayanır. Buna göre strateji yalnızca çevrede seçilen bir durum değil, bundan da öte dünyaya bir “Bakış Açısı”dır. Strateji ile bir kurum kimliği, bir örgüt kişiliği, bir yaşam kültürü de tanımlanmış olur. Strateji örgütün ‘ortak bilinci’dir.

Stratejinin Benzer Kavramlarla İlişkisi


Strateji ile yakından ilişkili olarak, taktik, amaç, hedef, politika, plan, program, süreç, izlek, kural kavramları da ileri sürülebilir. Taktik, politika, plan, program, yöntem gibikavramları strateji kavramıyla benzer niteliktedir ve günlük yaşamda çoğu zaman birbirinin yerine kullanılabilmektedir. Bununla birlikte bu kavramlar arasında farklar bulunmaktadır. Aşağıda bu farklılıklar ortaya konulmaktadır.

Taktik. Kaynakları tahsis eden, düzen ve tasarı ile ilgili düşünsel bir işlem olan, genel kapsamlı, örgütün bütününü kapsayan stratejinin aksine taktik, kısa dönemli ve ayrıntılarla ilgili kararların ifadesi olarak, değişen durumlar karşısında geliştirilen ve işletmenin etkili kaynak kullanımı ile bağlantılıdır. (Eren, 2000).

Her stratejiyi uygulamaya koymak için bir takım taktikler gereklidir. Taktik stratejiyi gerçekleştiren bir araç, onun olmazsa olmaz devamıdır.

Taktik, usul ve teknik bakımdan stratejiden daha ayrıntılıdır. Strateji, amaçlara ulaşmak için eldeki güçlerin veya kaynakların dağıtım planı iken, taktik, yerleştirilen güçlerin harekete geçirilmesi yani uygulanması ile ilgilidir. Strateji, bir nizam, düzen ve tasarı ile ilgili düşünsel bir işlem, taktik ise harekete geçme ve uygulamanın ayrıntılı bir düzeni ile ilgilidir. Taktikler aslında, stratejinin gerçekleşmesine yardımcı ayrıntılar ve hatta programlardır (Güçlü, 2003: 69).

Politika. Amaçlarla daha yakından ilgili olup, amaçlara yöneltme faaliyetlerini kapsayan strateji değişkenlik gösteren durumlarla ilgiliyken, politikalar açıkça tanımlanabilen ve sık değişmeyen daha uzun süreli ve amaçlarla her zaman doğrudan doğruya ilgili olmayan durumlarla ilgilidir. Politika kavramı sözlükte ‘Bugünkü ve gelecekteki kararlara bir yön verebilmek için birçok alternatif arasından seçilen belirli bir yol veya davranış tarzı, genel amaçlar ve kabul edilebilir yöntemleri kapsayan uzun dönemli genel bir plan’ olarak tanımlanmaktadır (Akttepe Sarı, 2008: 9).

Politikalar her şeyden önce örgütün her kademesindeki amaçların gerçekleştirilmesiyle, kullanılacak araçların ve ortaya konulacak hareket tarzlarının seçilmesiyle ilgilidir. Ancak politikalar amaç ve araçlara yöneticiye karar almada yardımcı olacak şekilde sınır çizer (Dinçer, 2004: 27).

Politika, yol gösterme ve belirlenmiş amaçlara ulaşmak için izlenen yol veya genel plan olduğundan, uygulamalarla ilgili ilkeler dizisini ve kurallar toplamını meydana getirir. Politika yeter ölçüde tanımlanmış ve gerekli bilgilerle donatılmış belirlilik ortamında alınan ve devamlı kararlardan oluşmakta iken strateji, gelecekte ortaya çıkacak bütün durumların önceden tahmin edilemediği kısmi belirsizlik koşullarında alınan karar türüdür. Bir işletmenin amaçlarının ve politik yönelmelerinin toplamı stratejiyi oluştururken, politika, saptanmış amaçlara ulaşma yollarıdır. Buna göre strateji politikayı da içeren daha genel bir kavramdır (Güçlü, 2003: 68).

Plan. Yönetimin bir fonksiyonu olan planlama, yapılacak işin niçin, hangi koşullarda, nasıl yapılacağına ve nelere gereksinim duyulacağına önceden karar verilmesini ifade eder. Planlama, kendisinden sonra gelen yönetim basamaklarını (örgütleme, kadrolama, yönlendirme, eşgüdüm, denetim ve bütçeleme) doğrudan etkilemekte, yönetim biçimi benimsenen planlama anlayışına uygun olarak şekillenmektedir (Övgün, 2009: 145). Strateji uzun süreli seçimler ve amaçlarla ilgilidir. Plan ise amaçlara ulaşmak için araçlar ve yollarla ilgili bir karara varılması, genel hatlarıyla neyin nasıl yapılacağının saptanmasıdır (Eren, 2002: 17).

Plan kavramı genel olarak strateji, politika, yöntem ve program olarak izah edilen bütün kavramları kapsamına almaktadır. Çünkü plan işletmenin çevresiyle veya çevresel gelişmesiyle sıkı sıkıya ilgilidir. Bu yönü onu stratejiye iyice yaklaştırır. Plan ayrıca rakamlandırılmış amaçların tespiti ve amaçlara ulaştıracak “amaç fonksiyonun” doruklaştırılması ile ilgilidir. Planda da stratejide olduğu gibi bir risk ve belirsizlik derecesi mevcut bulunmaktadır (Güçlü, 2003: 70).

Strateji ve Program: Süreleri belirlemek, ayrıntılı faaliyetlerin uygulanacakları yer ve zamanları ve bunların kimler tarafından nasıl yapılacağının saptanması program ile olur. Yapısı itibariyle tam belirlilik hallerini ve çok kısmi riskleri içeren programlar, bir olayın en ince ayrıntılarını yer, zamanı şahıs ve usul göstererek belirler. Programlar, belirli ve dar bir zaman aralığı ile ilgilidir. Strateji işletmede meydana gelecek bütün olay ve hareketlerin uzun süre içinde öngörülmesini ve bunların işletmenin amaçları yönünden değerlendirilmesi ve seçilmesini gerektirirken programlar daha alt kademelerle ve uygulamalarla ilgilidir. Programların başka bir özelliği bir defa kullanılan planlardan oluşudur. Bu yönü ile de politikalardan ve stratejilerden ayrılırlar (Güçlü 2003: 69).

Strateji ve Yöntem: Kullanılış özelliği açısından politikaya benzeyen yöntem, politikanın veya stratejinin uygulanış şekli ile alakalı bir kavramdır. Yöntem, strateji ve politikadan kapsam bakımından daha dardır. Üç kavramın da müşterek yönü, sürekli ve uzun süreli seçimlerden oluşmalarıdır. Yöntem ile programın uygulamaya daha yakın olmaları